İzmir merkezli ÜLKEA’nın mağazası 11.000 metrekare. İçinde mobilyanın yanında mutfak, banyo, beyaz eşya ve ev tekstili de var. Ekibimizin yürüttüğü bu sanal mobilya mağazası projesinin hedefi iddialıydı: bu alanın tamamını ekrandan gezilebilir hâle getirmek ve ziyaretçinin gördüğü ürünü oradan satın alabilmesini sağlamak.
Aşağıda işin nasıl ilerlediğini, hangi parçaların birbirine nasıl bağlandığını anlatıyoruz.
3.000 kare ve 250 panoramalık çekim
Bu büyüklükte bir mağazada ziyaretçi iki türlü dolaşır: koltuk bakmaya gelip yol üstünde mutfak bölümüne de uğrar, ya da aradığı bölüme doğrudan gitmek ister. Turun ikisine de izin vermesi gerekiyordu.
Çekim sonunda elimizde yaklaşık 3.000 kare vardı. Her çekim noktasındaki kareler birleştirilerek 250 panorama elde edildi, ardından panoramalar birbirine bağlandı. Sonuç, telefon, tablet ve bilgisayardan açılabilen, mağazanın bir ucundan öbür ucuna yürünebilen bir tur oldu.
Raftan sepete e-ticaret bağlantısı
Gezilebilir bir mağaza tek başına bir vitrin. Satışa dönüşmesi için turdaki ürünlerin ÜLKEA’nın mevcut e-ticaret altyapısına bağlanması gerekiyordu. Burada yeni bir satış sitesi kurmadık; zaten çalışan ürün sayfalarını ve sepeti olduğu gibi kullanıp turdaki her ürünü doğru kayda eşledik.
Proje tamamlandığında turdaki ürünlerin yaklaşık %90’ı alışverişe bağlanmıştı. Ziyaretçi raflara bakarken bir ürüne dokunduğunda, mağaza görüntüsünün önünde bir panel açılıyor; ürün görseli, fiyatı ve kategori listesi orada görünüyor, sepete ekleme adımı da aynı yerden ilerliyor. Ürünü başka bir sekmede yeniden aramaya gerek kalmıyor.
Meta Quest sahipleri için tura bir de VR moduna geçiş düğmesi eklendi. Gözlüğü olan ziyaretçi aynı mağazayı gözlükle gezebiliyor.
Yapının genel mantığını, yani mekân turu, sanal showroom ve sanal mağaza arasındaki farkı sanal mağaza ve sanal showroom yazısında anlattık.
Ümit Ülkü’nün değerlendirmesi
ÜLKEA’nın kurucusu ve Ülkü Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Ülkü, projeyi “Türkiye’nin ilk 360° Sanal Mobilya Mağazası” olarak tanımladı. Ülkü’nün proje hakkındaki sözleri:
> ” Ürünleri inceleyerek detaylı bilgi alabilme, fiyatları görebilme ve mağaza içindeki konumlarını belirleyebilme gibi yenilikçi özelliklerle alışverişi daha pratik hale getirdik. “
Bu cümledeki “mağaza içindeki konumlarını belirleyebilme” ifadesi, turun bir ürün kataloğundan farkını iyi özetliyor. Müşteri ürünün fiyatını öğrenirken mağazada nerede durduğunu, yanında hangi parçalarla sergilendiğini de görüyor; mağazaya gelmeye karar verirse nereye gideceğini biliyor.
Berjerden mimari desteğe 3D modeller
Mağaza turu ürünleri sergilendikleri yerde gösteriyordu. Projenin ikinci ayağı, tek tek ürünleri müşterinin kendi evine taşımaktı.
İlk örnek GLM Zenith döner berjer oldu. Berjerin etrafından 290 fotoğraf çekildi ve fotogrametriyle 3D modeli çıkarıldı. Fotoğrafların yakalayamadığı ayrıntıları modelleme ekibi elle tamamladı. Berjer, ÜLKEA’nın e-ticaret sitesinde AR (artırılmış gerçeklik) ile açılabilir hâle geldi; müşteri telefonunun kamerasıyla koltuğu kendi salonuna yerleştirebiliyor. Yöntemin ayrıntıları 3D ürün modeli ve AR yazısında.
Modellerin bir kullanıcısı daha vardı: mağazanın mimari destek ekibi. ÜLKEA müşterilerine oda düzeni tasarlayan mimarlar, mağazada satılan ürünleri çizimlerine yerleştirmek istiyordu, ama bazı ürünlerin 3D dosyası yoktu. Bu ürünleri de modelledik. Böylece aynı dosyalar hem web’deki ürün gösteriminde hem de mağazanın kendi tasarım hizmetinde kullanılır oldu.
Benzer bir proje düşünen bir mağaza için buradaki ders şu: hangi ürünün modelleneceğine karar verirken yalnızca web’de ne gösterileceğine değil, o dosyayı başka kimin kullanabileceğine de bakın. Tasarımlarda sık kullanılan ama dosyası olmayan bir masa, iki ayrı işe birden yarar.
Mağazanızın e-ticaret sitesini ve ürün yelpazesini bize anlatın benzer bir yapının sizde nasıl kurulabileceğine birlikte bakalım.